7
Parayla ilgili deyimler
Deyimler, aynı durumda kullanılan başka deyimlerle birlikte öğrenildiğinde daha kolay akılda kalır. İşte English Idioms uygulamasında bu konudaki 7 deyim, her biri anlamı ve bir örnek cümleyle. Ayrıntılı görmek için birini seç.
- Cost an arm and a legÇok pahalı olmak.“The repair cost an arm and a leg.”
- Break the bankRahatça karşılayabileceğinden daha pahalıya mal olmak.“A weekend away does not have to break the bank.”
- Make ends meetTemel yaşam giderlerini karşılayacak kadar parası olmak.“They work extra shifts to make ends meet.”
- Save for a rainy dayGelecekteki bir zorluk veya beklenmedik ihtiyaç için para biriktirmek.“I put a little money aside each month to save for a rainy day.”
- A rip-offGerçek değerinin çok üzerinde fiyata satılan bir şey.“Twenty euros for a small bottle of water is a rip-off.”
- A dime a dozenÇok yaygın olduğu için pek değerli veya özel olmamak.“Ordinary souvenir magnets are a dime a dozen.”
- Worth every pennyHarcanan paranın tamamını hak edecek kadar iyi olmak.“The comfortable walking shoes were worth every penny.”